Ana içeriğe atla

8 MADDEDE SİTE YÖNETİMİNDE KAT İRTİFAKI VE KAT MÜLKİYETİ



1.       Kat İrtifakı; yapılmakta olan ya da yapılması tasarlanan bir yapının bağımsız olarak kullanmaya elverişli bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, arsa maliki yahut arsanın ortak malikleri tarafından arsa payına bağlı olarak kurulan irtifaktır. Bu irtifaka sahip kişilere “Kat İrtfakı Sahibi” denir.

2.       Kat Mülkiyeti; tamamlanmış bir kargir (taş ve beton kullanılarak) yapının ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli kat, daire, büro, dükkan, mağaza, depo..., gibi bölümleri üzerinde o taşınmazın maliki ya da ortakları tarafından kurulan mülkiyet haklarına “Kat Mülkiyeti”, bu hakka sahip olanlara ise “kat maliki”, denir.

Aralarındaki farklar:

3.       Kat mülkiyeti tamamlanmış bir yapıda, bağımsız bölümler üzerinde  söz konusu iken, kat irtifakı yapılmaya niyetlenilmiş, bunun için resmi merciden gerekli izinleri alınmış ve tapuya tescil edilmiş olmasına rağmen henüz fiili-hukuki anlamda tamamlanmamış yapının bölümleri üzerindeki haktır.

4.       Kat irtifakı, tapu kütüğünde aynı sayfada yer alırken, kat mülkiyetinde her bir bağımsız bölüm için ayrı bir sayfa açılır.

5.       Kat mülkiyeti, her türlü ön alım, ortaklığın giderilmesi vs. kısıtlama ve istisnalardan sıyrılmış olması dolayısı ile psikolojik olarak  para karşılığı bulabilmesi daha kolayken, kat irtifakında bu yoktur.

6.       Kat irtifakı da  kat mülkiyeti gibi halk arasındaki “ arsa tapu- arsadan gelen paydaşlıktan ayrı- bir mülkiyettir.

7.       Kat irtifakı kurulu, kurulu kalmış yerlerde de Kat mülkiyet Kanununun yönetimle ilgili hükümlerin geçerli olup olmadığında uyuşmazlık-tartışma yoktur. KMK madde 17: “... kat irtifakı kurulmuş taşınmazlarda yapı fiilen tamamlanmamış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanılmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır.”

8.       Gözlemlerimizde, toplu yapılarda da bu kanun hükmü, parsel bazlı değil yapı bazlı olarak geçerlidir. Ancak, bu yapılarda yönetim planı üzerinde kurulması öngörülmüş ve genellikle imalatçı firma yaklaşımıyla olan geçici yönetimler  tarafından ticari-marka vb. kaygılarla, özellikle giderlerin paylaşımında malik lehine farklı uygulamalarla karşımıza çıkabilir, maliklerden biri Hakimin müdahalesini istemedikçe de davaya konu olmamaktadır.

     Nihat Dönmez / Site Yönetimleri Danışmanı       www.konutsitesiyonetimi.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

8 MADDEDE SİTE YÖNETİMİNDE KAT İRTİFAKI VE KAT MÜLKİYETİ

1.        Kat İrtifakı; yapılmakta olan ya da yapılması tasarlanan bir yapının bağımsız olarak kullanmaya elverişli bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, arsa maliki yahut arsanın ortak malikleri tarafından arsa payına bağlı olarak kurulan irtifaktır. Bu irtifaka sahip kişilere “Kat İrtfakı Sahibi” denir. 2.        Kat Mülkiyeti; tamamlanmış bir kargir (taş ve beton kullanılarak) yapının ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli kat, daire, büro, dükkan, mağaza, depo..., gibi bölümleri üzerinde o taşınmazın maliki ya da ortakları tarafından kurulan mülkiyet haklarına “Kat Mülkiyeti”, bu hakka sahip olanlara ise “kat maliki”, denir. Aralarındaki farklar: 3.        Kat mülkiyeti tamamlanmış bir yapıda, bağımsız bölümler üzerinde   söz konusu iken, kat irtifakı yapılmaya niyetlenilmiş, bunun için resmi merciden gerekli...

11 MADDEDE SİTE YÖNETİCİLERİNİN RİSKİ

Site yöneticileri, maliklerin teveccühü ile KMK ilgili maddeleri çerçevesinde seçimle atanırlar. Sakinler memnuniyeti sağlamak amacı ile hizmetlerde iyileştirme çabasına girerler. Bu hizmetleri verebilmek için özel hayatlarından vakit, vakitlerinden nakit ayırırlar. Hatta bazı yönetim kurulları site yönetimini hizmet firmalarına bırakırlar. Bu dış kaynak tercihinde, bırakılan sorumluluk değil yetkidir. Çünkü site yönetimleri çoğuldur, “Site Yönetimi” değil, “Site Yönetimleri” a)       Site Yapısal Yönetimi b)       Site Hizmet Yönetimi Site hizmet yönetiminde azami risk “beceriksizlik-ayıp” iken; site yapısal yönetiminde risk “suç-ceza” şeklindedir. Site yapısalındaki bir Hakim müdahalesinde hiçbir zaman taşeron hizmet firmaları hakim karşısına çıkmaz; Hakim site yönetimini (kişileri) muhatap alır. Buna rağmen, yönetimler siteyi hizmet firmasına teslim eder. Sit...