Ana içeriğe atla

10 MADDEDE KAT MALİKLERİ KURULU KARARLARININ BAĞLAYICILIĞI




      1. Kat malikleri/ temsilciler kurulu kararlarının bağlayıcılığı kanunda net olarak anlatılmıştı ve hükme bağlanmıştır:
 2.    Anagayrimenkul kat malikleri kurulu tarafından, sözleşme, yönetim planı ve kanun  hükümleri uyarınca verilecek kararlara göre yönetilir. Bütün kat malikleriyle külli ve cüzi halefleri,  yönetici ve denetçiler, kat malikleri kurulunun kararlarına uymakla yükümlüdürler. Anagayrimenkulün kullanılmasından veya yönetiminden dolayı kat malikleri arasında veya bunlarla yönetici ve denetçiler arasında veya denetçilerle yöneticiler arasında çıkan  anlaşmazlıklar, kat malikleri kurulunca çözülür ve karara bağlanır. Kat malikleri kurulu  kararları (1) den başlayıp sırayla giden sayfa numaraları taşıyan her sayfası noter  mührüyle tasdikli bir deftere yazılarak, toplantıda bulunan bütün kat maliklerince imzalanır; karara aykırı oy verenler bu aykırılığın sebebini belirterek imza koyarlar.Bir husus hakkında ilerde  çıkan anlaşmazlıklar, karar defterinde aynı hususa dair daha   önce verilmiş bir karar varsa kaide olarak ona göre çözülür.

3.    Burada tekrarlamamız gerekir ki; kararların bağlayıcılığı çok güçlüdür. Asıl olan bu   bağlayıcılığı sağlayacak usul ve esasları tam olarak yerine getirmektir. Karaların alındığı    toplantılara yapılacak çağrı, toplantı tarihleri, toplantılar arasındaki süre, çağrının yapılacağı     malik listesinin tapu kaydına dayalı olması, hazirundaki listenin de aynı şekilde tapu kaydına  uygun, kimlik kontrollü, vekalet kısıtlamasına uyulmuş şekilde olması ve toplantı heyetinin  tutanağın hukuki değerini sağlayacak tecrübe-bilgi ve beceri de olması gerekir. Bunlara dikkat  edilmeden alınacak olan kararlar dava edildiğinde genellikle usulden iptal edilebilecektir.

4.    Kat malikleri kararları yönetsel işlerle ilgili olmalıdır. Kararlar kat mülkiyeti veya mülkiyete  ilişkin bir hakkı düzenleyici veya bunun hakkında olamaz.

5.    Kararlar, kanuna, yönetim planına, resmi senede (kuruluş sözleşmesi), vb. resmi makamların arşivine girmiş sözleşme, mevzuat ve kanunlara aykırı olamaz.

6.    Resmi senet, yönetim planında aksi bulunan bir karar ancak bunları değiştirmeye yetecek oy oranı ile olabilirken, kanuna aykırı olan bir karar hiçbir şekilde geçerli olmayacaktır.

7.    Kararların alındığı toplantıya katılmış olsun olmasın, olumlu veya olumsuz oy kullanmış olsun,  toplantıdan sonra mülk edinmiş olsun tüm malikler bu kararlara yine kat malikleri kurulunca   veya mahkeme karınca iptal edilmedikçe uymak zorundadır.

8.    Bir kat maliki toplantıya katılmamışsa kararları tanımama hakkını elde etmez, o kararların   kendine ulaştırılmasını isteme hakkını elde eder. Kararın hukuki olmadığını düşünen malikler  mahkemeye  başvurarak kararın iptalini talep edebilirler. Kararın mahkemeye verilmiş olması, mahkemenin devam ettiği gerekçesi ile davacıya karalara uymama hakkı vermez.

9.    Karaların, noterden açtırılmış deftere yapıştırılmış olması noterce tasdiklendiği anlamını  taşımaz. Ancak bu uygulama kanundaki şekli yakalayarak karara hukuki geçerlilik kazandırır.    

10. Önemli olan kararların altında tüm katılımcıların imzasının bulunmasıdır. Bu karar metni, başka  bir kağıda yazılmış, sonra deftere yapıştırılmış da olabilir. Tavsiyemiz, tutanak altında yalnızca toplantı heyetinin imzalarının bulunulması ile yetinilmemesidir.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

11 MADDEDE SİTE YÖNETİCİLERİNİN RİSKİ

Site yöneticileri, maliklerin teveccühü ile KMK ilgili maddeleri çerçevesinde seçimle atanırlar. Sakinler memnuniyeti sağlamak amacı ile hizmetlerde iyileştirme çabasına girerler. Bu hizmetleri verebilmek için özel hayatlarından vakit, vakitlerinden nakit ayırırlar. Hatta bazı yönetim kurulları site yönetimini hizmet firmalarına bırakırlar. Bu dış kaynak tercihinde, bırakılan sorumluluk değil yetkidir. Çünkü site yönetimleri çoğuldur, “Site Yönetimi” değil, “Site Yönetimleri” a)       Site Yapısal Yönetimi b)       Site Hizmet Yönetimi Site hizmet yönetiminde azami risk “beceriksizlik-ayıp” iken; site yapısal yönetiminde risk “suç-ceza” şeklindedir. Site yapısalındaki bir Hakim müdahalesinde hiçbir zaman taşeron hizmet firmaları hakim karşısına çıkmaz; Hakim site yönetimini (kişileri) muhatap alır. Buna rağmen, yönetimler siteyi hizmet firmasına teslim eder. Sit...

SİTELERDE GÖREVLİ DAİRELERİNİN TAHLİYESİ

Sitelerde bazı hizmetlerin görülmesi için çalıştırılan personele veya dışarıdan atanmış bir yöneticiye KMK Ek-madde 2 statüsünde ortak alan bir yer tahsis edilebilir. Bu yer kapıcı, görevli, bekçi dairesi olarak da tanımlanabilir. Bu kişilerin site yönetimi ile hizmet sözleşmesinin kat maliklerince veya yönetici tarafından sona erdirilmesi ile, aktin nasıl ve neden, haklı-haksız sona erdirildiğine bakılmaksızın, aktin feshinden itibaren 15 gün içinde kendilerine tahsis edilen yerleri tahliyesi zorunludur. Bu yerleri tahliye etmemekte direnilmesi halinde, herhangi bir   kat maliki veya yöneticinin, taşınmazın bulunduğu yerin en büyük mülki amirine başvurması ile, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın, bir hafta içinde zabıtaca boşaltılır. Muhatabın idari veya adli mercilere başvuruları boşaltma işleminin yerine getirilmesini engellemez. Farklı yorum ile buradan bir sonuç alınamazsa, konu mahkemeye taşınabilir. Ancak KMK 10 statüsünde, kiralanan alanlar, kira hukukun...

15 MADDEDE KURUL KARARLARINA İTİRAZ/KARAR İPTALİ DAVALARI DETAYLARI

1.        Siteler kanuna muhalif olmayan hükümler içeren yönetim planlarına sadık kalınarak kat malikleri kurulunca yönetilir. Kat malikler kurulu, net anlamı ile usulüne uygun çağrı (KMK 29) ile, açılışı yapılan (KMK30), kanun hükümlerine uygun oy hesabı ile(KMK 31), kararların   (KMK 32) alındığı toplantılardır/olmalıdır. 2.        Bu kararlar, yönetim planında olduğu gibi, tüm   mevcut ve sonradan mülk edinecek kat maliklerini bağlayıcı niteliktedir. 3.        Kat malikleri kurulu kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda aktif husumet ehliyeti kural olarak kat maliklerinindir.   Bu kararların iptaline ilişkin olarak kat maliklerinin yanında,    karardan etkilenen, hukuki gerekçe ile bağımsız bölümü devamlı kullananların (kiracı, vb.) dava açma hakkı vardır. (Y.18.HD. 08.06.2009 437-6152) 4.        Kurul kararları ...