Ana içeriğe atla

10 MADDEDE RESMİYETTE TOPLU YAPI OLMAYAN SİTELER VE HUKUKU


  1. Toplu yapıya ilişkin resmiyeti olmadığı halde, kat Mülkiyeti Uygulanan bazı üst yönetimlerin varlığından habersiz olmak, mahkemelerde büyük problemlere sebebiyet vermektedir.
  2. Birden çok parselde, farklı vaziyet planı dolayısı yönetim planı şerhine rağmen, mimari görünümü dolayısı bir siteyi andıran yapılar bulunabilir. Bunların kendi aralarında hiçbir şekilde Kat Mülkiyeti Kanunun hükümleri uygulanamaz, sorun/ ilişki genel hükümlere göre çözülür/kurulur.
  3. Bir binalar topluluğunun toplu yapı (resmi anlamda site) olup olmadığına ilişkin temel kanun hükmü Kat mülkiyet Kanunu madde 66 metninde mevcuttur.
  4. Toplu yapı, bir veya birden çok imar parseli üzerinde, belli bir onaylı yerleşim planına göre yapılmış veya yapılacak, alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok yapıyı ifade eder.
  5. Aynı yerleşim planına dahil olmayan parseller kanuni olarak tek bir yönetim, yönetim planı altında (toplanmış) toplu yapı olarak kabul edilmez.
  6. Yukarıdaki  paragrafın anlamlarından biri de olası davada sulh hukuk değil asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğudur. Çünkü uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin grevi asıl, sulh mahkemelerinin görevi ise istisnadır.
  7. KMK madde 66 kapsamında olmadığı halde, her nasıl olmuşsa bir üst yönetim adı altında, yönetim planları ayrı olan parsellerden oluşan sitede aidat vs. adı altında alacak davaları da Kat Mülkiyet Kanunu hükümlerine göre değil, genel hükümlere göre mahkeme edilir.
  8. Aynı şekilde kanuni anlamda site, toplu yapı olmayan yönetimsel birliktelikler de kat malikleri kurulu kararına ilişkin davalar da asliye hukuk mahkemesinde görülür.
  9. Sıklıkça yaşanan ve üst mahkemelerce bozulan site yönetimi ile ilgili davaların çoğu toplu yapı görünümlü ayrı yönetim ve vaziyet planlı  parsellerlerle ilgili davalarda  etkili cümle şöyle kurulabilir:
  10. Birden çok parsel üzerinde kurulmuş bulunan sitede toplu yönetimine geçilmişse anlaşmazlıkların, Kat Mülkiyet Kanunu hükümlerine göre ( miktar ve değerine bakılmaksızın) sulh hukuk mahkemesinde; toplu yapı yönetimine henüz geçilmemişse genel hükümler uyarınca (uyuşmazlığın niteliğine, miktar ve değerine göre) sulh ya da asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi, görevli mahkemeler buna göre belirlenir.




Nihat Dönmez (Site Yönetimleri Danışmanı)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

11 MADDEDE SİTE YÖNETİCİLERİNİN RİSKİ

Site yöneticileri, maliklerin teveccühü ile KMK ilgili maddeleri çerçevesinde seçimle atanırlar. Sakinler memnuniyeti sağlamak amacı ile hizmetlerde iyileştirme çabasına girerler. Bu hizmetleri verebilmek için özel hayatlarından vakit, vakitlerinden nakit ayırırlar. Hatta bazı yönetim kurulları site yönetimini hizmet firmalarına bırakırlar. Bu dış kaynak tercihinde, bırakılan sorumluluk değil yetkidir. Çünkü site yönetimleri çoğuldur, “Site Yönetimi” değil, “Site Yönetimleri” a)       Site Yapısal Yönetimi b)       Site Hizmet Yönetimi Site hizmet yönetiminde azami risk “beceriksizlik-ayıp” iken; site yapısal yönetiminde risk “suç-ceza” şeklindedir. Site yapısalındaki bir Hakim müdahalesinde hiçbir zaman taşeron hizmet firmaları hakim karşısına çıkmaz; Hakim site yönetimini (kişileri) muhatap alır. Buna rağmen, yönetimler siteyi hizmet firmasına teslim eder. Sit...

SİTELERDE GÖREVLİ DAİRELERİNİN TAHLİYESİ

Sitelerde bazı hizmetlerin görülmesi için çalıştırılan personele veya dışarıdan atanmış bir yöneticiye KMK Ek-madde 2 statüsünde ortak alan bir yer tahsis edilebilir. Bu yer kapıcı, görevli, bekçi dairesi olarak da tanımlanabilir. Bu kişilerin site yönetimi ile hizmet sözleşmesinin kat maliklerince veya yönetici tarafından sona erdirilmesi ile, aktin nasıl ve neden, haklı-haksız sona erdirildiğine bakılmaksızın, aktin feshinden itibaren 15 gün içinde kendilerine tahsis edilen yerleri tahliyesi zorunludur. Bu yerleri tahliye etmemekte direnilmesi halinde, herhangi bir   kat maliki veya yöneticinin, taşınmazın bulunduğu yerin en büyük mülki amirine başvurması ile, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın, bir hafta içinde zabıtaca boşaltılır. Muhatabın idari veya adli mercilere başvuruları boşaltma işleminin yerine getirilmesini engellemez. Farklı yorum ile buradan bir sonuç alınamazsa, konu mahkemeye taşınabilir. Ancak KMK 10 statüsünde, kiralanan alanlar, kira hukukun...

15 MADDEDE KURUL KARARLARINA İTİRAZ/KARAR İPTALİ DAVALARI DETAYLARI

1.        Siteler kanuna muhalif olmayan hükümler içeren yönetim planlarına sadık kalınarak kat malikleri kurulunca yönetilir. Kat malikler kurulu, net anlamı ile usulüne uygun çağrı (KMK 29) ile, açılışı yapılan (KMK30), kanun hükümlerine uygun oy hesabı ile(KMK 31), kararların   (KMK 32) alındığı toplantılardır/olmalıdır. 2.        Bu kararlar, yönetim planında olduğu gibi, tüm   mevcut ve sonradan mülk edinecek kat maliklerini bağlayıcı niteliktedir. 3.        Kat malikleri kurulu kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda aktif husumet ehliyeti kural olarak kat maliklerinindir.   Bu kararların iptaline ilişkin olarak kat maliklerinin yanında,    karardan etkilenen, hukuki gerekçe ile bağımsız bölümü devamlı kullananların (kiracı, vb.) dava açma hakkı vardır. (Y.18.HD. 08.06.2009 437-6152) 4.        Kurul kararları ...