Ana içeriğe atla

8 MADDEDE SİTE YÖNETİMDE KARARLAR


8 MADDEDE SİTE YÖNETİMDE KARARLAR

1.    Siteler, kat malikleri kurulunca yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu kurul tarafından kararlaştırılır. Kat malikleri bu yetkilerini, yönetim planı ile, seçecekleri  temsilciler kuruluna bırakabilir. Kurulun nasıl oluşturulacağına ilişkin detay hükümler  site yönetim planında bulunur.

2.    Özetle, sanıldığının aksine siteleri kişiler değil, mevzuatlar yönetir;  kişiler sitelere ancak hizmet ederler. Sitelerdeki yönetim kurulları karar değil, icra mercidir. Sitelerde kararları kat malikleri/temsilciler alır, yönetim kurulları uygular. Bunun aksine yönetilen sitelerde borç batağı, malikler ve yönetim arasında husumet ve davalar oluşur. Aynı şekilde, yönetimden olduğu gibi denetimden de kat malikleri/temsilciler kurulu sorumlu ve yetkilidir. Denetim kurulları raportör görevindedir. Bunun aksine davranan yönetim ve denetim kurulları site yönetim kültürünün, felsefesinin ve disiplininin dışına çıkar ve site dernek, kooperatif, siyasi parti benzeri organizasyona dönüşür ve muhalif gruplaşmalar ortaya çıkar.

3.    Sitelerde  doğru, faydalı, akıllı kararlar değil, hukuka uygun kararlar alınır, bu kararları da yalnızca ve ancak kat malikleri/temsilciler kurulları alabilir.

4.    Siteler, mevzuata uygun usulde çağrı ile toplanıp, mevzuata uygun oylama ile alınan kat malikleri/temsilciler kurulu karalarına  göre yönetilir ve bu tip yönetime resmi-özel, adli-idari hiçbir özel veya tüzel kişilik müdahale edemez.

5.    Kurulun kararları başka bir kararla veya mahkeme hükmüyle iptal edilmedikçe geçerli olmaya devam eder. Mahkeme tarafından iptal edilmiş bir kararın tek gerekesi mevzuata uygunsuzluk olabilir. Kurul bu iptale sebebiyet veren mevzuatı düzelterek (tavsiyemiz) veya düzeltmeden ve söz konusu kararı tekrar alabilir. Mahkemelerin iptal davalarında verecekleri hükümler salt kurul kararı ile sınırlı olduğundan geçmiş uygulamaya etki etmeyecektir.

6.    Siteyi yöneten kararların gücünü anlatmak açısından yukarıdaki açıklamaların önemlidir. Çünkü site yönetimlerinin tüzel kişiliği yoktur. Siteleri malik, malikler değil kat malikleri/temsilciler kurulu (hukuki irade-ortak akıl) yönetir.

7.    Esas ve usule uygun çağrı sonrasında kanun ve yönetim planını hükümlerine uygun şekilde alınmış kurul kararlarındaki malik iradesine hiç bir resmi-özel üçüncü taraf müdahalesi söz konusu olamaz.

8.    Alınan kararlara dava yolu açık olmakla birlikte, yukarıdaki şartları sağlamış kurul kararlarının iptaline ilişkin herhangi bir mahkeme kararını onayan Yargıtay içtihatına   rastlanmamıştır.







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

11 MADDEDE SİTE YÖNETİCİLERİNİN RİSKİ

Site yöneticileri, maliklerin teveccühü ile KMK ilgili maddeleri çerçevesinde seçimle atanırlar. Sakinler memnuniyeti sağlamak amacı ile hizmetlerde iyileştirme çabasına girerler. Bu hizmetleri verebilmek için özel hayatlarından vakit, vakitlerinden nakit ayırırlar. Hatta bazı yönetim kurulları site yönetimini hizmet firmalarına bırakırlar. Bu dış kaynak tercihinde, bırakılan sorumluluk değil yetkidir. Çünkü site yönetimleri çoğuldur, “Site Yönetimi” değil, “Site Yönetimleri” a)       Site Yapısal Yönetimi b)       Site Hizmet Yönetimi Site hizmet yönetiminde azami risk “beceriksizlik-ayıp” iken; site yapısal yönetiminde risk “suç-ceza” şeklindedir. Site yapısalındaki bir Hakim müdahalesinde hiçbir zaman taşeron hizmet firmaları hakim karşısına çıkmaz; Hakim site yönetimini (kişileri) muhatap alır. Buna rağmen, yönetimler siteyi hizmet firmasına teslim eder. Sit...

SİTELERDE GÖREVLİ DAİRELERİNİN TAHLİYESİ

Sitelerde bazı hizmetlerin görülmesi için çalıştırılan personele veya dışarıdan atanmış bir yöneticiye KMK Ek-madde 2 statüsünde ortak alan bir yer tahsis edilebilir. Bu yer kapıcı, görevli, bekçi dairesi olarak da tanımlanabilir. Bu kişilerin site yönetimi ile hizmet sözleşmesinin kat maliklerince veya yönetici tarafından sona erdirilmesi ile, aktin nasıl ve neden, haklı-haksız sona erdirildiğine bakılmaksızın, aktin feshinden itibaren 15 gün içinde kendilerine tahsis edilen yerleri tahliyesi zorunludur. Bu yerleri tahliye etmemekte direnilmesi halinde, herhangi bir   kat maliki veya yöneticinin, taşınmazın bulunduğu yerin en büyük mülki amirine başvurması ile, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın, bir hafta içinde zabıtaca boşaltılır. Muhatabın idari veya adli mercilere başvuruları boşaltma işleminin yerine getirilmesini engellemez. Farklı yorum ile buradan bir sonuç alınamazsa, konu mahkemeye taşınabilir. Ancak KMK 10 statüsünde, kiralanan alanlar, kira hukukun...

SİTELERDE ÇEKİLMEZLİK HALLERİ

   Kat maliklerinden biri bu kanuna göre kendisine düşen borçları ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını, onlar için çekilmez hale gelecek derecede ihlal ederse, onlar, o kat malikinin müstakil bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini hakimden isteyebilirler. Aşağıdaki durumlarda yukarıda belirtilen çekilmezlik, her halde var kabul edilir :   Ortak giderlerden ve avanstan kendine düşen borçları ödemediği için hakkında iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibi yapılmasına sebep olunması; Anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh hakimi tarafından 33 üncü madde gereğince verilen emre rağmen, bu kanunda yazılı borç ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle öteki kat maliklerinin haklarını ihlal etmekte devamlı olarak bir yıl ısrar edilmesi; Kendi bağımsız bölümünü randevu evi veya kumarhane veya benzeri yer olarak kullanmak suretiyle ahlak ve adaba aykırı harekette bulunması. www.konut...